Sizinle paylaşmak için

Düğün dernek kurulsun, gençler bir ömür mutlu olsun!

Düğün dernek kurulsun, gençler bir ömür mutlu olsun!

Düğün dernek İstanbul’ da kuruldu. Hafta sonu düğünümüz vardı, Reha’nın yeğeni sevgili ve Batuhan ve Dilem hayatlarını birleştirdi. Onlara mutluluklar diliyorum. Evliliklerinde sevgi, neşe hiç eksik olmasın inşallah.

Başlangıcı yoğun duygularla başlayan, yıllar süren evliliklerin temelinde var olan en önemli duygu mutlaka “sevgi”. Nerede olursa olsun, ister bir köy meydanında, ister bir düğün salonunda, ya da en lüks otelde…

Katıldığım bütün düğünlerde, çiftlerin heyecanını hisseder, mutluluklarına şahit olur, kendi düğünümü gözümün önüne getirmeye çalışırım.

Adettendi, gelin “hem ağlarım hem giderim” derdi. Şimdilerde düğünlerde slow dans müziği bile es geçilerek, doğrudan eller havaya şarkılar çalınıyor. Bu da güzel, ne de olsa düğün gecesi evlenen çiftlerin gecesi, diledikleri gibi coşsunlar. Şehirlerdeki düğünler kimi zaman sade, kimi zaman şaşalı oluyor. Ekonomik duruma göre kimi zaman da sadece nikah töreni yapılıyor. Düğünler kırsalla, kentler arasında da farklılık gösteriyor.

 

Bereket Sembolleri

 

Bir de bereket sembolleri var. Bereket sembolleri, yeni gelin ve damadın üzerine, yeryüzü gibi verimli olmaları dileğiyle atılır. Yaşanılan bölgede en fazla yetişen ürünlerden seçilen bu semboller, Hindistan ve Amerika’ da pirinç iken, Afrika ülkelerinde hurma ya da incir, Fransa’da ise buğdaydır.

 

Anadolu’ da Düğün dernek

 

Anadolu’da düğün toplumsal yaşamın en önemli olaylarından birisi.Anadolu’ da düğün demek şenlik demek, bayram demek…Düğün dernek kurulması, 40 gün 40 gece olmasa da günlerce sürecek bir heyecan demek.

Yörelere göre değişse de çoğunlukla perşembe günü başlayıp pazar günü sona eren düğünler hasat sonunda yapılıyor. Düğünden birkaç gün okuyucu denen kadınlar ellerindeki üzüm, şeker, buğday gibi armağanları köy halkına ikram ederken düğüne daveti de yapmış oluyorlar. Birkaç gün sonra damat evinin çatısına dualar eşliğinde asılan bayrakla düğün başlıyor. Ondan sonra çalsın sazlar, oynasın kızlar. Halaylar çekiliyor, düğün yemeği dağıtılıyor. Et, pilav ve zerde düğün yemeğinin vazgeçilmezleri. Anadolu’ daki evlilik törenlerinde çeyizin yakın, uzak tüm akrabalara, tanıdıklara gösterilmesi geleneği devam ediyor. Düğünlerin yalnızca ailenin büyükleri için değil, mahallenin çocukları için de anlamı büyük. Onlar için de düğün dernek demek bayram demek. Ne de olsa ellerine biraz harçlık geçecek.

 

Kına Gecesi

 

Kadın kadına şarkıların söylendiği, göbeklerin atıldığı kına gecesinde gelini “Yüksek yüksek tepelere kız vermesinler, annesinin bir tanesini hor görmesinler..” benzeri türkülerle ağlatmak adetten. Kolay mı ana baba evinde öylece gitmek?

Kına gecesini Anadolu’ daki Ermeni ve Museviler de düğünleri öncesinde yapıyorlar.

 

Beyaz gelinlik ve alyans

 

Düğünlerin en önemli sembolleri beyaz gelinlik ve alyans. Kökü Mısır ve Roma’ ya kadar uzanan nikah yüzüklerinin içine “uyum” anlamına gelen “omonia” yazılıyormuş. Uyum,mutlu bir evliliğin sırrı bence.

 

Hintli kadınlar alyanslarını ayak parmaklarına takıyorlar. Bunun nedeni eski zamanlarda erkeklerin kadınların yüzüne doğrudan bakmlarının hoş karşılanmaması. Dolayısıyla kadınların ayaklarına bakarak evli olup olmadıklarını anlıyorlarmış. Kadınlar evlendiklerinde genelde el parmaklarına yüzük takmıyorlar, ya ayaklarına yüzük takıyorlar ya da boyunlarına kocalarının verdiği evlilik kolyesini.

 

Hangi düğünde, hangi kültürde olursa olsun her düğün masal gibi. Değişmeyen tek şey iyi dilekler. Evli çiftlerin birbirlerine sevgi, saygı ve güvenle bağlı kalmaları ve bu birlikteliği yaşam boyu sürdürmeleri…

 

 

Mesajınız var mı? Gerekli alanlar * ile işaretlidir.



Bir Cevap Yazın