Sizinle paylaşmak için

İş yerinde sevilen kişi olmanın 10 yolu

İş yerinde sevilen kişi olmanın 10 yolu

İş yerinde sevilen kişi olmanın amacınıza ulaşmak için katedeceğiniz yoldaki engelleri kaldıracağını düşünüyorsunuz, ama bunu nasıl yapacağınızı bilmiyorsunuz. İşinizi iyi yapıyorsunuz, hatta konusunda danışılacak bir kişisiniz. Ama bu, kariyerinizde ilerlemeniz için yeterli değil. İşyerinizde diğer çalışanlar tarafından sevilmiyorsanız, konunuzda uzman olmanız sizi ilerletmeye yetmez.

İşyerinizde sizden beklentiler çok mu fazla ? Aslında iş dediğin sonuçlardan ibaret, eğer sonuçlarınız, rakamlarınız iyiyse, bunların takdir edilmesi ve size gereken değerin verilmesi gerekiyor öyle değil mi? Hayır işte, öyle değil.

İşyeriniz nihai ortak bir hedef için bir araya gelen çalışanlardan oluşur. Her departmanın farklı hedefleri olabilir ve bu hedefler birbiriyle çakışabilir ve sizin için engel oluşturabilir, ancak nihai hedef şirketinizin kar etmesidir. Dolayısıyla bu hedefe ulaşmak için departman içi ya da departmanlar arası kişilerle iletişiminiz çok önemlidir.

Konuşulurken çok duymuşumdur, “Satın alma direktörü, Mete’ yi seviyor, Cansu’yu sevmiyor” diye. Bu ne böyle ilkokul mu burası “seviyor , sevmiyorlarla” mı iş yapacağız diye sorgulamışımdır, ama öyle işte. Mantık ve duygu terazisinde farkında olsak da olmasak da duygularımız ağır basar, ve biz kendimizi, sevdiğimiz insanlarla daha iyi iş yapar halde buluruz.

İşini iyi bilerek yapması çalıştığımız kişilerde aradığımız önemli bir kriter olsa da, ilk sırada o kişiler hakkında olumlu görüşe sahip olmamız gelir.

İşyerinizde mutlaka sempatik kişiler vardır, bu kişilerin hiçbir gayret göstermeden sevilen, popüler kişiler olduklarını düşünürsünüz. Sizin doğuştan gelen böyle bir özelliğiniz olmayabilir, bir grupta ön planda olma ya da insanları sürüklemek gibi liderlik özelliklerine sahip olmayabilirsiniz. Ama “lider olunmaz, doğulur” gibi lafların sizi aşağı çekmesine sakın izin vermeyin. Herşeyi bir kenara bırakın. Önce kendinize inanın ve bugünden itibaren diğer kişilerle karşılıklı olarak ilişkilerinizi güçlendirmeye başlayın.

 

1.Kendiniz olun

 

Diğer kişilerle iyi ilişkiler kurmak için tamamen kendiniz olun, başka biriymiş gibi davranmayın. Öyle davranırsanız, karşınızda kişiyle kurduğunuz ilişki gerçekçi ve samimi değil, hayal ürünü olur. İşe önce kendinize değer vermekle başlayın. Kendinize değer verir, kendinizle barışık olursanız etrafınızdaki kişilere de değer verir, onları sevmeye başlarsınız.

Kendiniz gibi olmazsanız zamanla kendi hayatınızı değil, karşınızdakilerin beklentileriyle şekillendirdiğiniz hayatı yaşarsınız. Siz kendinize değer verdiğiniz, kendiniz gibi olduğunuz sürece etrafınızdakiler de size değer verir.

 

2.Hırsınızın kurbanı olmayın

 

Hırs bir şeyleri başlatmak, devam ettirmek ve tamamlamak adına itici gücünüz olabilir. Önemli olan hırsınızı iyi anlamda kullanmanız. Hırsınız uğruna başkalarının hakkında konuşup, türlü tilkilikler yapıp, etrafınızdakilere başkasıymış gibi görünüp, onları bir araç olarak kullanabilirsiniz. Bu size birşey kazandırıyormuş gibi gözükse de aslında kaybettirir. “Başarı; istediğinizi elde etmenizdir, mutluluk ise; elde ettiğinizi istemeniz…” diyor Dale Carnegie.

 

3.Olumlu olun

 

Bir arkadaşım eşi havaalanına gidecekken ona eşlik etmek istemiş. Eşi havalanına metroyla gidecekmiş, arkadaşım da onunla beraber 5-10 dakikalık bir yolu yürüyeyim demiş. İşe bak ki yağmur yağmaya başlamış ve şemsiyesi yokmuş. Bana bunu telefonda anlattığında ne demek istediğini anlayamadım, çünkü ben de o sabah yürüyüşe çıkmış ve 15 dakika sonra da bardaktan boşanan yağmur altında ıslanmıştım. Ama bu bana kötü bir şey gibi gelmemişti. Hepimize aynı yağmur yağar, kimimizi ıslatır, kimimizi ıslatmaz.

Hayatınızda “olumlu adım sistemi” kurun, her olumsuz düşünce üzerine 2 olumlu düşünce oluşturun. Bu olumlu adımlar bir gün bakacaksınız ki uzun bir yol olmuş. Etrafınızdaki olumsuz kişileri de mümkün olduğu kadar kendinizden uzak tutun ki enerjinizi tüketmesinler.

 

4.Karşınızdakini önemseyin

 

Kişilere önemsediğiniz, onlara şans verdiğiniz zaman motivasyonları artar, kendilerini enerji dolu hissederler ve size müteşekkir olurlar. Herkesin önemsenmeye ihtiyacı vardır. Önemsiyormuş, ilgileniyormuş gibi görünmeyin. Yapılan işe karşı ilgili gösterin, özellikle de karşınızdakilerin o işi nasıl yaptıklarını, nasıl başardıklarını, bunu yaparkenki düşüncelerini, yaşadıkları zorlukları sorun. Önemsendiğini hisseden kişiler sizi sayar ve severler.

 

5.Karşınızdakine karşı cömert olun

 

İşyerinde gelen geribildirimlerin yüzde yirmisi olumluyken, nedense yüzde sekseni olumsuz olur. Sanki olumsuz geribildirim olumlu geribildirimden daha değerliymiş gibi. Olumsuz geribildirim verince kendimizi karşımızdaki kişi üzerine daha etkili hissederiz.  Aslında hissettiğimizi sanırız, çünkü karşımızdakine olumsuz şeyler söylediğimizde biz de bundan olumsuz etkileniriz.

Oysa karşımızdakine iyi davrandığımızda, olumlu mesajlar verdiğimizde, bu ses dalgaları gibi dairesel halde genişleyerek yayılır. Yani asıl iyiliği kendimize yapmış oluruz, çünkü kendimizi iyi hissederiz. Bir kişi sizden yardım istediğinde ona yardım edin, övgüyü herkes bir şekilde hak eder, hak edildiğinde karşınızdakini övün. İyilik ettiğiniz insanlar, size gönül bağı ile bağlı olacaklar ve siz yardım istediğinizde onlar da size bir el uzatacaklar.

 

 

6.Ekibiniz için çaba harcayın

 

İş dediğimiz bir takım aktivitesidir. Ekipteki kişilerle nasıl çalışmanız gerektiğine odaklanın, hedefe doğru giderken işi onlar için kolaylaştırıyor musunuz, zorlaştırıyor musunuz? Onlara uzun uzun yapılacaklar listesi verip, geriye mi çekiliyorsunuz? İnsanlar işi zorlaştıran değil, kolaylaştıran kişileri sever ve onlarla çalışmak ister.

 

7.Karşınızdakini dinleyin

 

Yapacağımız bir toplantıda önemli bir mesaj vereceğiz. Vereceğimiz mesaja o kadar odaklanırız, söyleceklerimizi o kadar herşeyin üstünde tutarız ki, karşımızdakinin ne söylediğini duymayız bile. Oysa kişileri dinlememiz onlara duyduğumuz saygının göstergesidir. O kişilerin orada bulunmalarına değer verdiğimiz anlamına gelir. Ve bu  onlara verebileceğimiz en güzel şeydir.

 

8.Hatalarınızın sorumluluğunu alın

 

Herkes hata yapar. Asıl hata yapmıyor gibi gözükürseniz sahte durursunuz. “Evet bunu ben yaptım, nedeni de bu” demenin dünyanın sonu olmadığını bilin. Hatanızın sorumluluğunu almamak, hatayı başkasınınmış gibi göstermek sizi temize çıkarmaz.

 

9.Rahatlayın

 

Çalıştığım işyerinde bir başkası aracılığıyla şöyle bir geri bildirim gelmişti “Sanki dünyayı omuzlarının üzerinde taşıyormuş gibi duruyor”.  Bunun tam olarak ne olduğunu anlayamamıştım. Birkaç gün sonra başka bir arkadaşım “Pınar uzaktan seni tanıyamadım, resmen yürüyüşün değişmiş” dediğinde jeton düştü. Bilinçaltımız anlayamadığız geribildirimleri bile dikkate alarak, ona tepki verecek davranışlar geliştirir. İşittiğim bu laf üzerine herhalde benim de üstüme bir gevşeme gelmiş, kendimi bırakıvermişim. Siz de her zaman kasmayın, biraz rahatlayın. Siz rahatlarsanız, etrafınızdakiler de rahatlar ve kendilerini iyi hissederler.

 

10.Kendinize güvenin

 

Kendine güveni olan kişiler bunu duruşuyla bile belli eder. Geliştirmeniz gereken taraflarınızdan daha çok güçlü olduğunuz taraflarınıza odaklanın. Genelikle tam tersini yapar zayıflıklarımızda takılı kalırız. Güçlü yönlerimizi ne kadar ön plana çıkarırsak onlar o kadar görünür olur ve zayıf yönler sisin arkasında gerilerde kalır. Siz kendinize güvendiğiniz, inandığınız sürece etrafınızdakilerin de size verdiği değerin arttığını görürsünüz.

“Dağları oynatabileceklerine inananlar bunu yaparlar. İnanmayanlarsa bunu yapamazlar. İnanç insanın yapma gücünü harekete geçirir.” / David Joseph Schwartz

 

 

 

 

Mesajınız var mı? Gerekli alanlar * ile işaretlidir.



Bir Cevap Yazın