Sizinle paylaşmak için

Como Gölü Gezi Rehberi

Como Gölü Gezi Rehberi

Como Gölü çevresindeki köyleri görmeyi epeydir istiyordum. İtalya’ nın şehirleri kadar köyleri de çok güzel. Son yıllarda şehirlerden çok doğası güzel olan yerlere merak sardık . İtalya’ nın doğası, iklimi hepsi güzel. Cinque Terre’ yi görüp hayran kaldıktan sonra, kuzeyde İsviçre sınırındaki bu gölü ertelemek istemedik.

Doğa gezileri bize iyi geliyor. Daha az koşuşturup, daha çok etrafıyla ve kendisiyle ilgilenmeye zaman buluyor insan. Tuna zaten dünden razı, müzelerden pek haz etmiyor. Bu gezimizde üçkağıtçılık yapıp müze gezmeyeceğiz deyince, o da tamam dedi. Demeseydi de onsuz bir yere gitmek nedense hiç içimize sinmiyor.

Rotaya karar verince planı yapmak yine başa düştü. Okulun bahar tatilini de fırsat bilerek geziyi uzun tuttuk. Önce Milano ve Como Gölü yaptık sonra da oradan Güney Fransa’ ya uzandık.

Como Gölü çevresindeki köylerin arasında benim en çok beğendiğim ikisi Varenna ve Bellaggio oldu. Biz kalmak için daha küçük ve şirin olan Varenna’ yı tercih ettik. Varenna Milano’dan trenle 1 saat 45 dakika sürüyor. 

1.Gün Gezi Planı

Varenna

Como Gölü

Varenna’ da indiğimiz tren istasyonundan otele 10 dakikada yürüyerek varıyoruz. Eşyalarımızı odaya bırakıp feribot iskelesinin yanındaki Hotel Olivedo’ ya yemek yemeğe gidiyoruz. Hotel Olivedo’ da boş oda bulamadığımız için Hotel Montecodeno’ da rezervasyon yaptırmıştık, ancak nasıl olup da yer olmadığını anlamadık, etraf pek kalabalık değildi. Otel adını arka tarafta yamaca doğru uzanan zeytin ağaçlarından alıyormuş. Söylendiğine göre zeytin ağaçlarının İtalya’ da yetiştiği en kuzeydeki yer burasıymış, buradan sonra iklim zeytin ağaçların yetişmesine elverişli değilmiş.

Olivedo

Restorandan çıktıktan sonra feribot iskelesinin orada duruyoruz. İskeleden bakıldığında neredeyse Como Gölü’nün bir adam şeklinde olduğunu görebiliyoruz. Adamın kafası, sağa İsviçre Alplerine doğru bakınca, bulunduğumuz yer Varenna, adamın sol kalçası, gölün karşı tarafındaki Menaggio köyü adamın sağ kalçası. Feribot iskelesinden Hotel Olivedo’nun ters istikametine doğru yürümeye başlıyoruz. Yürüyüş yolu iskeleyle köy merkezini birleştirmek üzere yapılmış dar bir yol. Como Gölü kıyısında yer alan ondokuzuncu yüzyıldan kalma villaların kapıları, iskelelerine yanaşan teknelerden gelen misafirlerin rahatlıkla eve girmesi için göle bakan tarafta yer alıyor.

Como Gölü

Sonraki köşede Como Gölü İsa’ sı yazılı plakayı ve gölde, aydınlatılmış batık İsa heykelini görüyoruz. Aynı zamanda buradan bakınca çok güzel Varenna manzarasının tadını çıkarıyoruz. Varenna’ daki yapılar kanunlarla korunmuş durumda, evinizin boyasını bile değiştirmeniz yasak. Buradaki vilların çoğu sonradan fakirleşen soylularınmış. Bu soylular çalışmamak üzere büyütüldüklerinden, villaların bakım masraflarını karşılayamayacak duruma gelmişler. Bu nedenle villalar zamanla el değiştirerek yeni zenginler tarafından satın alınmaya başlanmış.

Varenna Limanı

Küçücük bir köy burası, dolayısıyla merkezinde de yol yok. Varenna eskiden bir balıkçı köyüymüş. Şimdi de geleneklerine uygun olarak Norveç uskumrusuna benzeyen “missoltino” ve gölden çıkan sardalyayı yiyorlar.

Como Gölü

Taş liman 1600’lü yıllardan kalma. Günümüzde Varennalılar buraya çoluk çocuk gelip göl kenarında oturuyor. Limandan düz yürüyüp Hotel du Lac’ı gördüğümüzde, köy meydanı Piazza San Giorgio’ ya ulaşıyoruz.

Pıazza San Gıorgıo

Bu küçük meydana bakan 4 küçük kiliseyi görmek bizi şaşırttı. Esas kilise 13 yüzyıldan kalmaymış. Varenna şirinliğiyle son zamanlarda düğünlere de ev sahipliği yapmaya başlamış. Bu kadar küçük bir yerde bir de doldurulmuş kuşların sergilendiği Kuşbilim Müzesi var. Bilime bu küçücük Como Gölü köyünde bile önem verilmesi bizi düşündürüyor.

Como gölü

Royal Vıctorıa Oteli

Como gölü

Varenna’ nın en lüks oteli olan Royal Victoria adını bir zamanlar burada kalan İngiltere kraliçesi Queen Victoria’ dan alıyor. Bu otele kraliçenin, tanınmamak için Kontes Clare adıyla girdiği söyleniyor. Bahçedeki ağaçlar Varenna’ nın V’ si şeklinde kesilerek şekllendirilmiş.

Varenna’ da yürürken dikkatimizi bazı kapıların önünde duran plastic su şişeleri çekti. Bunların anlamını da oteldeki teyzeye sorduğumuzda öğrendik. Meğer kedilerin kapılarının önüne pislememeleri için bu şişeleri koyuyorlarmış.

Vezıo Kalesi

Kaldığımız Hotel Montecodeno’ nun solundaki merdivenlerden çıktığımızda 20 dakikalık yürüyüşle Vezio Kalesine ulaştık. Hava yağmurluyken kapalıymış, biz de yağmur çiselediğinden çıkmadık.

2.Gün Gezi Planı

Bellagıo

Como Gölü

Como Gölü etrafında görmek istediğimiz birkaç yer daha var. Bu nedenle sabah kahvaltıdan sonra ilk iş iskeleye gidip Bellagio kasabasına giden tekneye biniyoruz. Gölü çevreleyen kasaba ve köyler arasında en rahat ulaşım teknelerle yapılıyor. Biz Como gölü ve çevresini özellikle araba kiralamadan gezmek istedik. Çok da isabetli bir karar vermişiz, çünkü arabalı feribotların seferleri daha seyrek. Kara yoluyla bir kasabadan diğerine gitmek ise çok uzun sürüyor. Bellagio’ ya vardığımızda dönüşte tekneyi rahatça yakalamak için seferleri gösteren tarifeyi alıyoruz.

Como Gölü incisi Bellagıo ’ da yürüyüş

Limanın karşısında Hotel Du Lac’ın yanındaki sokaktan yukarıya tırmanarak kasabanın sokaklarını keşfe başlıyoruz.

Sokaklarda sağlı sollu dükkanlar, pizzacı ve kafeler var. Gözümüze bir pizzacı kestiriyoruz, ama henüz acıkmadığımız için kilise yönünde devam ediyoruz. Dükkanlara bakarak yavaş yavaş yürüdüğümüzden kiliseye 5 dakika yerine 15 dakikada ulaşıyoruz. Olsun, bugün acelemiz yok.

Dükkanlarda daha çok deri ürünleri, deri kemer, çanta, cüzdan ve ipek şal, ipek kravat satılıyor. Yolumuzun üzerinde Bellagioseta bu dükkanlardan biri. Beni bu dükkanın sattıklarından çok, vitrinin üzerine doğru sarkan çiçekler cezbediyor.

Como gölü

 

Como gölü

Kiliseye doğru devam ediyoruz. Sokağın ilerisinde göle bakan Grand Hotel Villa Serbelloni’ nin önünden geçiyoruz. Otelin aynı zamanda özel bir bahçesi de bulunuyor. Bu bahçe otelin sınırları içinde değil, yamaçta ve Bellaggio’ nun ayaklar altında olduğu bir manzaraya sahip. Bahçeye giriş ücretli, bir rehber sizi gezdiriyor ve yaklaşık 2 saat sürüyor.

Biz bahçe hakkımızı Villa Carlotta’dan yana kullanacağımız için buraya girmiyoruz. 5 dakikalık bir yürüyüşle rüzgarı ayıran nokta anlamına gelen Punta Spartivento’ ya ulaşıyoruz. Buranın bir restoranı, iskelesi var. Dinlenmek için harika bir yer. Ağaçların altındaki banklara oturuyoruz. Kuzeye doğru baktığımızda Varenna, Menaggio’ yu görüyoruz. Gölün sonuna doğru baktığımızdaysa İsviçre Alpleri gözüküyor. Burada manzarayı izledikten sonra Tuna’ nın “Anne çok acıktım, yemek yemeğe gidelim artık” demesi bizi gerçek hayata döndürüyor.

Como Gölü

Dönüş yolunda bir dükkan var ki içerisindeki camdan balonlara hayran kalıyorum ve bir iki dakika dükkanda satılan harika cam ürünlere göz gezdiriyorum. 

Como Gölü

Geldiğimiz yoldan geriye yürüyoruz ve gelirken görüp gözümüze kestirdiğimiz Antico Pozzo’ ya giriyoruz. Biz pizza yiyoruz ama diğer masalara göz ucuyla baktığımda tüm yemekler güzel gözüküyor. Pizzadan sonra sıra Tuna’ nın favori tatlısı dondurmaya geliyor.

Como Gölü gezi rehberi

Bellagio’ dan yediklerimizden memnun, karnımız tok ayrılmak üzere limana doğru giderken teknenin kalkmasına 20 dakika daha olduğunu görüyoruz. Aksi istikamette biraz daha yürüyüp güzel bir dükkanın önünden geçiyoruz: Azalea Silk of Como. Görünüşünden buranın Bellagio’ nun en iyi ipek şal ve kravatçısı olduğunu anlıyoruz.

Sokaktan aşağıya doğru indiğimizde kıyıya varıyoruz ve sağdaki iskeleye yürüyerek bizi Tremezzo’ ya götürecek tekneye biniyoruz.

Tremezzo

Tremezzo’da görmek istediğimiz yer Villa Carlotta. Eğer Como Gölü etrafında bir villa gezmek istiyorsanız bu Villa Carlotta olsun. Tremezzo iskelesinde inerek 5 dakika yürüyüş mesafesinde. Villanın 70 dmnümlük harika bir bahçesi var, ama biz bahçesinden önce içini gezmeye başlıyoruz.

Como Gölü ve bir güzel villa: Villa Carlotta

Como gölü

Villa Carlotta onyedinci yüzyılda yapılmış. 2 kere satıldıktan sonra üçüncü sahibi Prenses Marianne, villayı Georg II of Saxen-Meiningen ile evlenen kızı Carlotta’ ya düğün hediyesi olarak veriyor. Adını da buradan alıyor. Georg’un botaniğe olan merakıyla da bahçe bugünlere geliyor. Villanın birkaç salonunda Carlotta’ya ait eşyalar bulunuyor. Yatak odası, oturma salonu olduğu gibi korunmuş, mobilyalar günümüze gelmiş. 2 salonda ünlü heykeltraş Antonio Canova’ nın heykelleri var. Müzede bazı etkinlikler de oluyormuş. Biz müzeyi ziyaret ettiğimizde bir salonda çay tadımı ve satışı yapılıyordu.

Como Gölü

Como Gölü

Bahçeyi gezmeye başladığımızda burada bambulardan palmiyelere, sukulentlerden japon gülüne, ortancalardan manolyalara 150’ den fazla bitki çeşidinin var olduğunu öğreniyoruz. Çok bakımlı ve bahçe peyzajı da harika. Villa’ ya biz üç kişilik aile biletiyle 20 Euro’ ya girdik.  Como Gölü’ nde bir villayı ziyaret etmek istiyorsanız, mutlaka burayı tercih edin.

Como Gölü

Como Gölü

Como gezi

Varenna’ ya gitmek için yine iskeleye doğru yürüyoruz. Akşamüstü oluyor. Güneşi Varenna’ da batırmak istiyoruz. Aklımızda göle bakan küçük bir kafede aperitif almak var. Herşey yolunda gidiyor ve rüzgarlı bir tekne yolculuğu sonrası Varenna’ da güneşi batırıyoruz.

Como gölü

Como gölü

 3.Gün Gezi Planı

Nice trenimiz sabah saat 6’yı geçe, bayağı erken. Kahvaltı yapmaya indiğimizde otel sahibi yaşlı teyzenin bize yolluk hazırladığını görüyoruz. Duygusal anlar yaşıyoruz, demek İtalyan teyzeler de böyle şeyler yapıyorlarmış. Bu otel hakkındaki düşüncelerimiz birden değişiyor ve herşey gözümüze bir güzel görünüyor.

Hoşçakal Montecadeno, hoşçakal Varenna.

 

 

Mesajınız var mı? Gerekli alanlar * ile işaretlidir.

 

 



Bir Cevap Yazın