Sizinle paylaşmak için

Süpermarkette başlayan aşk

Süpermarkette başlayan aşk

Ben eşimle süpermarkette tanıştım. Süpermarkette başlayan bir aşk hikayesi… Romantik mi? Bilmiyorum. İkimiz de yoğun bir şekilde aynı süpermarketler zincirinde çalıştığımız için işten başka hiçbir şey görmüyorduk. Sadece biz değil, aynı şirkette bizim gibi en az 50 çift böyle tanışmış ve evlenmiştir. Bu hikayeyi okuyunca ben de eski günlere gittim ve süpermarkette başlayan aşk hikayesini sizinle paylaşmak istedim.

Süpermarkette bir alışveriş öyküsü

Süpermarkette başlayan aşk hikayesi

Bir cuma akşamıydı. Adam eşinden ayrılalı bir ay olmuştu ve hâlâ bu market alışverişlerine alışamamıştı, üstüne üstlük bugün kendisinin yerine başka bir arkadaşının terfi ettiğini öğrenmişti. Markete gelirken de hız sınırını aştığı için ceza yemişti. Sanki bir el yaşamındaki herşeyi tersine çeviriyordu. Markette asık bir suratla alışveriş yapıyordu. Market çok kalabalıktı, kasaların önünde uzun kuyruklar oluşmuştu. Tam yirmi dakikadır sıranın kendisine gelmesini bekliyordu.

Beklerken de elindeki dergiyi karıştırıyordu. Tam sıra ona gelmişti ki, omzuna bir elin dokunduğunu fark etti. Bir çift mavi göz ile karşılaştı.

Adam karşısındaki kızın güzelliği ve çaresizliği karşısında birden kendini süpermen gibi hissetti, sırasını ona verirse büyük bir iyilik yapmış olacaktı. Bir anda sanki tüm sıkıntıları yok olmuş gibi hissetti ve  “Olur” dedi.

Kız dondurmayı ve bir doları uzattı… O sırada kasadan birden garip sesler çıktı ve kasiyerler coşkuyla alkışlamaya başladılar, birden herkes kızın çevresini sarmıştı. Adam bir görevlinin kızın yanına giderek, kıza “Tebrikler, siz JP marketler zincirinin kuruluşundan buyana alışveriş yapan 10 milyonuncu kişisiniz… 1 milyon dolarlık bir ödül kazandınız.” dediğini duydu.

Bir süre sonra kasiyerler yeniden çalışmaya başladı, kasiyer adamın parasını alırken, “Ne kadar şanssızsınız, sıra tam da size gelmişti, o para sizin hakkınızdı” dedi. Adam, “Önemli değil” demek istedi ama sesi çıkmıyordu.

Pişmanlıktan Sonraki Mutluluk

Marketten çıkarken kalabalığa son kez baktı, o sırada zevkle dondurmasını yiyen ve çevreye gülücükler dağıtan küçük çocuğu ve güzel kızı gördü. Kız çok şaşkındı ve gülüyordu. Bir an göz göze geldiler, o an kız gülmeyi bıraktı, birşey söylemek ister gibi adama baktı. Kendisine sorulan bir soruya yanıt verirken yeniden adama doğru döndüğünde, onu göremedi, adam arabasına binip gitmişti.

Adam yolda giderken sürekli üzülmemeye çalışıyor ve kendi kendine “Yalnızca o küçük çocuğu düşündüğüm için sıramı verdim” diyordu.

Adam üzgünce evine gitti. Ertesi gün gazetelerde kızın büyük boy resimleri vardı, mutlulukla gülümsüyor, bu parayla ne yapacağını anlatıyordu. Adam gazeteyi fırlatıp çöpe attı.

Kıza o gün parası ödenmişti. Kız önce bir elbise almış, sonra kuaföre gitmişti. Kız “Kendime bir araba alırım” diye düşünüyordu ama kendisini mutlu hissetmiyordu. Hep kendisine sırasını veren o tatlı adamı düşünüyor ve vicdan azabı çekiyordu, “Ben onun sırasını aldım” diye… Adam hiç itiraz etmemiş, sessizce marketten gitmişti. Kendisini onun yerine koydu ve “Herhalde çok üzülürdüm” dedi. Kararını verdi, sabah bir avukata gidecek ve bu parayı adama vermelerini isteyecekti…

Şimdi rahatlamıştı, huzurlu bir biçimde uykuya daldı. Birkaç gün sonra adamı bir avukat aradı, adını marketteki kasiyerden aldıklarını ve kredi kartı numarasından kendisine ulaştıklarını söyledi ve devam etti “Müvekkilim o gün sıranızı verdiğiniz için teşekkür ediyor ve paranın sizin hakkınız olduğunu düşünüyor. Para bankadaki hesabınıza yatırıldı. Ama içinden 150 dolar eksik, onunla Bayan Steward bir elbise almış ve kuaförde saçını yaptırmış, daha sonra size 150 doları ödeyecek.”

Adam telefon elinde kalakaldı. İlk şaşkınlığı geçince kızın çalıştığı şirkete gitti. Yemeğe çıktılar ve adam hem kıza teşekkür etti, hem de paranın yarısını kıza verdi. Uzun uzun bu parayla ne yapacaklarını konuştular, düşlerinden söz ettiler ve parayı  harcadıkça  ne yaptıklarını birbirlerine söylemeye karar verdiler.

Birbirlerinden çok hoşlanmışlardı, paraysa aracı oluyor, birlikte harcıyorlardı. Bir yılın sonunda bu parayla birçok şey almışlardı. Para bittiğinde evlenmeye karar verdiler.

Süpermarkette başlayan aşk hikayesi

Şimdi iki çocukları var ve çok mutlular. Her yıl JP marketlerin kuruluş yıldönümüne katılıyorlar, tüm caddeleri süsleyen marketin reklam kampanyasında onların alışveriş yaparkenki mutlu resimleri yer alıyor, altında da “Amacımız mutluluğunuzu artırmak!  JP Marketler Zinciri” yazıyor.

 

Kaynakça: Carl Shaulten – New Jersey Post, Bütün Dünya

 

Mesajınız var mı? Gerekli alanlar * ile işaretlidir.



Bir Cevap Yazın